boğuk

s. 嘶哑的, 沙哑的: Ansızın uğursuzun boğuk sesi yüreğini ağzına getirdi. 突然, 一声不祥的嘶哑声, 吓了他一大跳。
◇ \boğuk \boğuk 嘶哑地, 沙哑地

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • boğuk — sf., ğu Kısılmış (ses) Zeyno nun birdenbire boğazından boğuk bir ses çıktı. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ulumak — nsz 1) Köpek, kurt, çakal vb. hayvanlar uzun, iniltili, ağlar gibi bir ses çıkarmak Geceleyin çakallar etrafta dolaşır, ulurlardı. S. F. Abasıyanık 2) İnsan iniltili ses çıkararak boğuk boğuk ağlamak Boğazında acı bir yumru, gözleri kupkuru,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • List of prizes, medals, and awards — A list of famous prizes, medals, and awards including badges, bowls, cups, state decorations, trophies, etc. Contents 1 Business and management 2 Entertainment 2.1 Advertising …   Wikipedia

  • boğuklaşmak — nsz Ses boğuk duruma gelmek, kısıklaşmak Kapının önündeki sesler, sövüşmeler boğuklaştı. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boğula boğula — zf. Boğulacakmış gibi, boğuk bir biçimde Koridorun karanlığında boğula boğula ağlıyor, yerlere kapanarak Nadide Hanım ın dizlerini öpüyordu. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boğunuk — sf., ğu, hlk. 1) Kısık, boğuk 2) Sıkıntılı, kapalı, donuk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • haşırdamak — nsz Kâğıt, kolalı kumaş vb. sert şeyler birbirine sürtünürken kalın ve boğuk ses çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hırıltı — is. 1) Boğazdan herhangi bir nedenle boğuk çıkan ses Yavaşlayan soluk alışında hafif hırıltı duyuluyordu. A. Sayar 2) Gürültüyle çıkan ses 3) mec. Geçimsizlik, kavga Ölünceye kadar hırıltı gürültü içinde mi yaşayalım? P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kısık — sf., ğı 1) Kısılmış olan 2) Boğuk, güçlükle çıkan (ses) Sonra kısık fakat ateşli, tutkun bir kadın sesi korkuyla, hiddetle haykırdı. H. E. Adıvar 3) Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı) 4) is., coğ. Kanyon …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lahit — is., hdi, Ar. laḥd 1) Duvarları taş veya tuğladan, üstü taş bir kapakla örtülü mezar Firavun un açık lahitlerindeki boğuk yankıları dinledim. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Taş veya mermerden oyma mezar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mağara sesi — is. Derin, boğuk ve korkmuş vurgulu ses …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.